Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 2019

Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 2019
14.10.2019

Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 9

'Türkiye'nin stratejisinin bumeranga dönme riski var'

Eksen
23:50 05.10.2019(Güncellendi 12:42 12.10.2019)URL'yi kısaltın

Güvenlik analisti Metin Gürcan'a göre, IŞİD'i Musul'dan çıkarma operasyonu öncesinde tüm aktörler pozisyon alırken, Ankara 'Nuceyfi'nin Sünni aşireti, KBY ve Türkmenlerle oyun kurma arayışında'. Gürcan, ABD, Rusya veya İran gibi ülkelerin devlet altı aktörlerle deneyimleri fazlayken, Türkiye'nin stratejisinin 'bumeranga dönebileceği' ikazı yaptı.

Türk askeri
© AP Photo / Lefteris Pitarakis
ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyon ile Irak güvenlik güçlerinin 'eli kulağında' dediği Musul operasyonu gündemdeyken Ankara-Bağdat ilişkilerinde gerilim had safhada. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı operasyonunun sınırlarını Musul'a kadar genişletme sinyali veren açıklamaları, Başika'da tartışmalı TSK varlığının yarattığı gerilimle eklemlenince Irak Parlamentosu ve yetkililerinden Türkiye'yi 'işgalci' olarak tanımlayan açıklamalar ardı ardına geldi.

Erdoğan'ın açıklamalarını, Türkiye'nin bölgedeki hedeflerini, Bağdat-Ankara arasındaki krizin etkilerini Al Monitor yazarı ve güvenlik analisti Metin Gürcan ile konuştuk.

'AKTÖRLER IŞİD SONRASI DÖNEME GÖRE KONUMLANIYOR'

Irak Başbakanı Haydar El İbadi
© AP Photo / Hadi Mizban
Gürcan, Musul’la ilgili gelişmelerin, Bağdat ile Ankara arasındaki bir gerginlikten öte küresel aktörlerin IŞİD sonrası döneme hazırlığı olduğu görüşünde: "2019'da IŞİD Irak'ta yüzde 35-40, Suriye'de yüzde 20-25 oranında toprak kaybetti. Bıraktığı yerler hem enerji kaynakları açısından hem de stratejik konumları açısından kritik yerler. Başika askeri üssü güneyindeki Musul'u domine ettiği gibi kuzeyindeki Sincar bölgesini yani Suriye'ye açılan kapısını da domine ediyor. IŞİD'in şu anda bıraktığı çekildiği yerlerin tamamı toprağın altı açısından çok kıymetli. Bulundukları jeo-stratejik konumları açısından da çok kıymetli. Bütün aktörler IŞİD sonrası dönemde yer kapabilmek ve pozisyonlarını güçlendirebilmek hatta mümkünse etki alanlarını güçlendirebilmek için revizyonist bir tutuma girmiş durumda. Herkes statükodan memnun değil. Kapanın elinde kalan bir dönem."

'DEVLET ALTI AKTÖRLERLE İŞ YÜRÜTÜLMEYE ÇALIŞILAN BİR DÖNEM'

Irak, ABD askeri
© AFP 2019 / Ali al-Saadi
Aktörlerin artık doğrudan devletlerle değil, devlet altı aktörler ile iş yürütmeye çalıştığını söyleyen Gürcan, bunun en güzel örneğinin de Musul olduğunu ifade etti.

ABD'nin aslında mezhepsel bir tutumun ötesinde Irak ordusu tarafından Musul'un özgürleştirilmesini istediğini savunan Gürcan, "Ama görebildiğimiz kadarıyla ulusal bir aktör olması gereken Irak ordusu diye bir şey yok ortada. Şii milis güçleri, Sünni Arap aşiretler, Kürt güçler var Irak'ta. Burada aslında güç gösterebilen eli silahlı örgütlerin tamamı ulus-altı aktörler. Türkiye ise biraz geç kaldı" tespitinde bulundu.

'TÜRKİYE STATÜKODAN MEMNUN DEĞİL, YENİ BİR SENARYOSU VAR'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu
© AFP 2019 / ADEM ALTAN
Devlet altı aktörlerle revizyonist bir tutuma girildiğinde, çok fazla konuşmadan yalnızca sahada ortaya konulanla kendini göstermek,  sonra da devletlerle müzakere masasına oturmak gerektiğini belirten Gürcan, "Bizde ise birşeyler yaptığımızda iç siyasi tüketim için kamuoyla da paylaşmak zorundayız. Çünkü birşeyler yapıyor olmamıza kamuoyunun inanması lazım bir meşruiyet doğurabilmesi için. Sıkıntı tam da burada. Türkiye revizyonist bir tutum aldı. Musul ile alakalı tartışmaları gündemde tutarak Irak'ta da bence revizyonist bir tutum almaya çalışıyor. Yani statükodan memnun değil. Yeni bir senaryo önerisi var. Bunu yaparken de doğrudan Bağdat'ı muhatap almak yerine, ulus-altı aktörlerle sahada silahlı bir revizyonist tutuma gitmek istiyor. Burada Bağdat, İran'ın da etkisiyle buna karşı koymaya çalışıyor" dedi.

'SÜNNİ AŞİRETLER, TÜRKMENLER VE IKBY İLE OYUN KURULMAYA ÇALIŞILIYOR'

Eski Musul Valisi ve Haşdi Vatani (Sünni Gücü) Komutanı Esil Nuceyfi
© AA / Yunus Keleş
ABD'nin Musul'u Şii milislere teslim etmek istemediği ve Irak ordusunu sahada görmek istediği için hayal kırıklığı yaşadığını dile getiren Gürcan, "Ancak olayların hala mezhep siyaseti üzerinden belirlendiği Irak'ta, Musul'da şunu söylemek lazım ki Sünni bilinçaltının kalpgahı. Hal böyle olunca da Türkiye bence Irak ve müteakıben Suriye kuzeyinde bu revizyonist tutumunu sahada da güçlendirebilmek maksadıyla sahadaki aktörlerle işbirliğine gitti. Nuceyfi'nin Sünni aşiretiyle, IKBY ve Türkmenlerle PKK'yı dışarda bırakarak bir oyun kurma arayışı içerisinde. Ama görünen o ki bu kurulan oyun, Bağdat'ın "Ben seni görüyorum. Ne yapmaya çalıştığının farkındayım" cevabıyla karşılaştı. Bağdat üzerinden aslında İran bu mesajı veriyor. ABD de ne olduğunu anlayabilmiş değil, kafa karışıklığı içerisinde" saptaması yaptı.

'IRAK'TA SİYASİ SINIRLAR ANLAMINI YİTİRDİ, DOĞRU-YANLIŞ YOK'

Musul'da IŞİD'e karşı savaşan peşmerge güçleri
© REUTERS / Azad Lashkari
Suriye ve Irak'taki süreçlerin aktörlerin iyi-kötü ya da doğru-yanlış gibi değerlendirmenin yanlış olduğunu savunan Gürcan, şöyle konuştu: "Herşey gri. Bugün grilik içinde sahada ulus altı aktörler bar. Biz çoğu şeyi Suriye, Irak konusunda devletler üzerinden analiz etmeye çalışıyoruz ama bence şehir merkezli analizler daha doğru olur. Halep'teki son durum.. Musul'daki son durum… Rakka ne olacak.. Yani aslında sahadaki gerçeklik bize şehir düzeyine kadar inmeyi ve şehrin içerisindeki güç mücadelelerindeki yoğunlaşmayı gösteriyor. Burada da siyasi sınırlar anlamını yitiriyor. Bu sahadaki grilik ile, ne yazık ki reel politik açısından bütün aktörlerin kapasiteleri var, yetenek paketleri var. Bu yetenek paketleri doğrultusunda sahadaki gerçekliği bükmeye çalışıyorlar. Doğru yanlış yok. Herkesin bir hikayesi var. Herkes de o hikayesini bükebildiği kadar büküyor."

'ABD, RUSYA UZAKTALAR, İRAN DENEYİMLİ’

Türkiye'nin bölgede uyguladığı stratejiyi 'bir bumerang stratejisi' olarak değerlendirmek gerektiğini söyleyen Gürcan’ın şu sözleri dikkat çekti: "Bir şekilde siz devlet altı aktörlerle özellikle sahada, silahlı devlet altı aktörlerle bir revizyonist tutumla mevcut durumu değiştirmeye çalışıyorsanız ve bu kafanızdaki ideal durumu diğer aktörlere de dayatmak istiyorsanız, ya ABD-Rusya gibi bu coğrafyadan uzak olmanız gerek ya da sahadaki gerçekliği sonuna kadar bükebilecek imkan ve kabiliyetleriniz olması gerek. ABD'yi Suriye ve Irak'ta yaşananlar çok etkilemez. İran'ı komşu olmasına rağmen çok etkilemez. Çünkü İran 1980'li yıllardan beri devlet altı aktörlerle nasıl mücadele edeceğini ya da onları nasıl kullanacağını gerçekten çözmüş hatta aradaki caydırıcılık boşluğunu paramiliter örgütlerle kapatabilmiş bir devlet. Türkiye'nin bu konudaki imkan ve kabiliyetleri konusunda benim aklımda biraz soru işaretleri var."

'ANKARA-TAHRAN-ŞAM-BAĞDAT BERABER HAREKET ETMEZSE KAYBEDER'

Suriye'deki Fırat Kalkanı operasyonunun ilk zamanlarındaki gibi bir hızlı ilerleme kaydetmemesinin arkasındaki temel nedenin, ABD'nin önem verdiği yeri Suriye'den tekrar Irak'a çevirmesi olarak okuyan Gürcan, kasımdaki başkanlık seçiminden önce Clinton'un pozisyonunu güçlendirmek için bir başarı hikayesi yaratılmak istendiğini savundu.

Musul'da IŞİD'e karşı savaşan peşmerge güçleri
© REUTERS / Azad Lashkari
ABD'nin Suriye satrancında riskli hamleler yapmak yerine Musul'da somut birşeyler kazanma derdinde olduğunu ifade eden Gürcan şu değerlendirmelerde bulundu: "Bunu da kendi iç kamuoyuna başkanlık seçimlerinden önce sokmak ve satmak niyetinde. O açıdan ekim sonu Musul'da kritik. Ankara da burada pozisyon almaya çalışıyor. Görebildiğim kadarıyla aynı anda hem Barzani ve ekibini, hem de Nuceyfi aşiretinin desteğini almış gözüküyor. Bu durumda öncelikle Bağdat'ı daha sonra Tahran'ı biraz endişe sevk eden cinsten. Çünkü IŞİD'in boşalttığı yerlere Türkiye 'Butik bir Sunni güç merkezi, Sunniistan' kurarsa bunun süresinin ve etkisinin uzun olacağını değerlendiriyorlar. Irak'ta aslında IŞİD, konfederal de olsa devlet birlik ve beraberliğini bozamadı ama, bu tarz bir dış müdahalenin sonun başlangıcı olabileceği ve Ortadoğu'daki mevcut bütün haritaları bozabileceği endişeleri var. Temel sıkıntı şu ki bölgede ideolojik bir savaş yaşanıyor. Son söz olarak, mezhep siyasetinden öte yerel ve bölgesel aktörlerin, yani bir şekilde Ankara-Şam-Tahran-Bağdat dörtlüsünün bir araya aynı masa etrafına toplanıp ulus devlet düzeyinde bir diplomatik girişim başlatması ve bu bölgesel soruna devlet altı aktörlere başvurmadan diplomatik çabalarla bir çözüm bulması lazım.
Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 2019

Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 2019

Related news

  • Laktoz Hakkında Bilinmesi Gerekenler
  • İşyerindeki Kıskançlığa Son Verin
  • İsmail Küçükkayadan İnceye: Kabahati neden başkasında arıyorsun
  • Sebum Üretimi Neden Artar, Neden Azalır
  • Çay Sizden,Dışı Çıtır İçi Sıcacık Çikolatalı Milföy Dilimleri Tarifi Bizden

  • Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 15

    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var


    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 53

    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 54

    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 66

    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 57

    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 42

    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 97

    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 31

    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 27

    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 26

    Türkiyenin stratejisinin bumeranga dönme riski var 23