Diyet Hataları

Diyet Hataları

-- Sponsorlu Bağlantılar --
Hayatınız diyetle geçti. Tonla diyet yaptınız ama bir türlü başarıya ulaşamadınız. Nedenini merak etmiyor musunuz? O zaman kadın.pro sitemizdeki bugünkü diyet hataları yazımızı okuyun! Bugünkü yazımız diyet yapıyorum ama neden kilo veremiyorum, neden zayıflayamıyorum diyenler için.
Diyetlerimiz ne kadar sonuç vermese de, yap-boz oynar gibi, bir başlar bir bitirir, sonra yeniden başlarız. Peki diyete neden bu kadar sık başvururuz? Çünkü çoğu diyetimiz başarıya ulaşmaz. Ulaşsa da, etkileri kısa süreli olur. Sonuç itibariyle, diyet işinde sınıfta kalırız. Peki neden? Çünkü hep aynı hataları tekrarlarız.

İşte en sık yapılan diyet hataları:


Çoğu diyet yapan kimse diyete hazır değildir.
Diyet, beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmek demektir. Bu nedenle de, teşvik olmadan, kendinizi cesaretlendirmeden bu işi başaramazsınız. Kendi kendinizi yeterince teşvik edeip edemediğinizi anlamak için kendinize şu soruyu sorun: "Kilo vermek bana ne yarar sağlayacak?" Bu soruya cevap veremiyorsanız, ya da emin değilseniz, o zaman diyete hazır değilsiniz demektir. Eğer durum böyleyse, o zaman boşuna diyete yapmak için uğraşmayın. Kendinizi hazır hissedeceğiniz, bir amacınız olan ana dek bekleyin. Çünkü, bundan ne yarar sağlayacağınızı net bir şekilde ifade edemiyorsanız, diyet yapmaya çabalamak zaman kaybıdır.
Amaç belirlememiştir.
Hepimiz bir amacımız olduğunda, daha planlı programlı hareket eder, daha iyi performans gösteririz. Neden? Çünkü bu şekilde davranmak, kaydettiğimiz aşamaları ölçmemize ve başardığımızda bu başarı duygusunu hissetmemize yardımcı olur. Kilo vermeye çalışmak da bundan farklı değildir. Bunu başarılı bir şekilde yapabilmek için, belirli bir amacımızın olması gerekir.
- Kendinize gerçekçi bir kilo hedefi belirleyin.
- Bu hedefe ulaşmak için gerçekçi bir süre belirleyin.
Örneğin; 80 kilo musunuz? 75 kiloya düşmeyi hedefleyin.
Bu hedef için de mesela kendinize 5 hafta süre verin.
75 kiloya düştüğünüzde, 70 kiloya inmeyi hedefleyin ve böyle devam edin.
Zayıflamak için yeterince sabırları yoktur.
Diyet yapan kişiler çoğu zaman kilo problemlerini hemen çözmek isterler. Pazartesi diyete başlayıp, tüm adanmışlıklarıyla devam ederler. Ancak eğer Pazar akşamına kadar 2-3 kilo vermemişlerse, diyeti bırakırlar. Abartıyor muyum? Belki biraz. ama siz ne demek istediğimi anladınız. İşte diyet yapanların hayatlarını sonuçsuz diyetlerle sürdürmelerinin sebebi budur. Asla kilo verdiklerini görecek kadar diyet yapmaya sabırları yoktur.
Eğer kilo vermek istiyorsanız, gerçekçi olun. Nasıl vücudunuzda birikmiş kiloları bir gün, ya da bir haftada almadıysanız, bu kadar kısa bir sürede de vermeniz mümkün değildir. İdeal olan, her hafta 1 kilo, ayda 4 kilo vermektir. Çok mu yavaş geldi? Çok kötü, çünkü bundan daha hızlı bir şekilde veremezsiniz. Tabii, sağlıksız ve çabuk kilo verdiren diyetleri saymazsak. Ama bunlarla alacağınız sonuçlar da kalıcı çözüm getirmez, üstelik büyük oranda su kaybetmeniz daha olası olduğundan, vücudunuzdaki incelmeyi izleyemezsiniz.
Sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamazlar. 
Diyet ve güzellik meselesi tam bir endüstriye dönüşmüş durumda. Ama çoğumuz çabuk sonuçlar için olmadık şeylere, ya da kısa süreli çözümlere dünyanın parasını yatırıyoruz. Piyasada mucizevi etkilerinden bahsedilen pek çok hap ve zayıflama yöntemi var. Bu durumda hala tonla kilolu insan olmasına şaşırmamak lazım.
Şunu hep söylüyorum, söylemeye devam edeceğim: Bu işin kestirme yolu yok. Sağlıklı bir diyet ve iyi bir egzersiz programıyla istediğiniz sonuca ulaşabilirsiniz. Çünkü gerçek çözüm, yukarıda da bahsettiğimiz gibi alışkanlıkları değiştirmekte yatıyor.
Diyetlerini düzgün bir şekilde uygulamazlar.
Son derece mantıklı bir diyet bile seçmiş olsalar, çoğu diyetçi, listelerini tam anlamıyla uygulamaz. Neden mi? Çünkü sıkılırlar! Ama aslında aşırı kilolu olmak, diyet yapmaktan daha da sıkıcı bir durum. Tabii diyet uygulanması gerektiği şekilde yapılmadığında, sonuç alınamaz ve gene bırakılır.
Hikayenin ana fikri mi?
- Eğer diyete başladıysanız, listenizi adam gibi uygulayın.
- Hayatınızı diyet listelerine adamayın.
- Bir kere yapın ama hakkını verin.
- Bu, sürekli mükemmel olacağınız, hiç yemeyi kaçırmayacağınız anlamına gelmiyor. Kimse mükemmel değildir.
- Ama bu işi ciddiye almadıkça da başarıya ulaşamazsınız.
Kendilerini aç bırakırlar.
Diyet yapmak isteyen ama bu işi bilmeyen kişiler hep aynı tuzağa düşerler ve kendilerini aç bırakarak zayıflayacaklarını düşünürler. Bunun duygusal ve fizyolojik olmak üzere iki sonucu vardır. Böyle hareket eden diyetçiler, yorgun, sinirli ve mutsuz hissederler. Ayrıca yaptıkları şey diyetlerine köstek olur, metabolizmayı yavaşlatır ve kilo vermek zorlaşır. Sonunda da teselli gene buzdolabında aranılmaya başlanır.
Eğer diyet yaparken, acıkıyorsanız, yiyin! Doyurucu ama tehlikesiz atıştırmalıklarla, hem diyete devam etmiş, hem de kilo almamış olursunuz.
Kötü günler için hazırlıklı değildirler.
Her diyetçinin kötü gün, ya da kötü haftaları olabilir. Ama bazıları, bu durum gerçekleştiği anda, diyeti bırakırlar. Mesela bir an diyete lanet edip, midelerini olmadık şeylerle doldurup, daha sonra da umutsuzca "Ben bu gidişle asla zayıf olamayacağım" diyerek, diyeti bırakırlar. Oysa, bunun size bir yararı olmaz.
Daha iyi bir yaklaşım:
Kötü bir gün geçirdiğinizde, olayları akışına bırakın. Yediğiniz, diyetinizin dışında kalan ama yemesi zevkli şeyleri iştahla yiyin. Ama bittiğinde de diyete geri dönün, bırakmayın. Çünkü hala şansınız var ve mahvolan bir şey de yok.
Egzersiz yapmazlar.
Diyete başladığımızda, vücudunu ilk tepkisi şaşırmak ve daha kolay kilo vermek şeklinde olur. Ama ilk bir-iki haftadan sonra duruma alışır ve bu kez enerjiyi vücutta tutmak için yavaşlar. Bu nedenle kilo vermemiz de yavaşlar. Bu durumda yapılacak en iyi şey, egzersiz yaparak, vücudumuza enerji harcamaya ihtiyacımız olduğunu göstermek.
Egzersiz derken, Olimpiyat sporcusu olmaya, ya da günün her saatine haldır haldır koşarak geçirmeye gerek yok. Düzenli olarak yapacağınız herhangi bir egzersiz işe yarayacaktır. Mesela her gün yapacağınız yarım saatlik yürüyüşler. Burada önemli olan, egzersizi düzenli yapmanızdır.
Kontrolü ellerine almaya hazır değildirler.
Duygularımız yeme şekil ve miktarını yönlendirebilir. Mesela, sıkıntı, kızgınlık, umutsuzluk, stres gibi duyguları hissetmeye başladığımız anda, bir gofret kemirmeye başlayabiliriz rahatlıkla. hele diyet yaptığımız bu duygular iyice ağır basar, çünkü artık kendimizi rahatlamkta kullandığımız gofreti de yiyemez olmuşuzdur. öylece stres artar.
Çaresi ise kontrolü elimize almakta. Böyle bir durumda, oturup kendimize bir mini stresle başetme programı hazırlamamız gerekir. Ve bu program şu sorulara cevap bulmalıdır:
- Abur cubur yememize sebep olan durumlar (ya da kililer) nelerdir?
Öfke, sıkıntı, umutsuzluk, v.s
- Bu durumlarla (kişilerle), abur cubur yemeden nasıl başedebiliriz?
Örnek: Araba kullanırken sürekli bir şeyler yiyorsanız, daha az şişmanlatıcı gıdaları tercih edebilirsiniz.
- Bu durumlardan nasıl tamamen kurtuluruz?
Örnek: Eğer televizyon seyrederken çok abur cubur seyrediyorsak, o zaman daha az televizyon seyredebiliriz.


Related news

  • Patlican Beğendi Tarifi Videosu
  • Yaşlanma Karşıtı Doğal üzüm Maskesi Tarifi
  • Elma Vücut Şekli İçin Moda İpuçları
  • Çikolatalı Pudingli Güllaç Tarifi
  • Su Damacanasından Oyuncak Sepeti Yapımı

  • Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları

    Diyet Hataları